İki Dakikan Var Mı?

Erken çocukluk döneminden itibaren öncelikle ailemiz, sonra çevremizde yer alan pek çok kişi olumlu benlik saygısı geliştirebilmemiz için bize referans olur. Çevremizde yer alan tüm insanların olumlu ya da olumsuz değerlendirmeleri, kıyaslamaları ve bizim bunlarla baş edebilme mekanizmamız benlik saygımızın  nasıl geliştiğini etkiler. Temelde kendimiz hakkında olumlu düşünceler geliştirebilmemiz için yani olumlu bir  benlik saygısına sahip olabilmek için; neden her insanın eşsiz olduğunu anlamamız, kendimizin eşsiz yönlerini bulmamız, kendimizi tanımamız; sevdiğimiz, sevmediğimiz, yeterli ya da yetersiz bulduğumuz yönlerimizi ayırt etmemiz ve geliştirebilmemiz ve kim olduğumuza ilişkin bilgileri başkaları ile tarafsız şekilde paylaşabilmeyi gerektirir.’ Diyor Barbara Sher’in Benlik Saygısı Oyunları kitabının çeviri editörü Prof.Dr.Gülden UYANIK.

İster ilk okul öğrencisi, ister ergenlik dönemi genci, ister bir şirketin yöneticisi olun, kendi değerini bilmek kolay değildir.  Önceki yazılarımdan benlik saygısı geliştirmeyle ilgili bir kaç ipucu edinebilirsiniz.

Her gün kendinize yalnızca 2 dakika ayırarak başlayabilirsiniz. Her yeni güne uyandığınızda 1, her günü geride bırakırken uyumadan önce 1 dakikanız var mı? Üstelik etkisi garantili. Bal reklamı tadında girişimden sonra nasıl yapılması gerektiğine geçelim artık.

Uyandınız ve yeni güne hazırsınız şimdi kendinizle baş başa geçireceğiniz 1 dakika ayırın kendinize; belki biraz müzik, belki bir kahve, belki manzaranın tadını çıkarırken, belki gözleriniz kapalıyken, belki trafikte, belki yoga sonrası tamamen sizin gibi size özel 1 dakika. Bir dakikalık zaman dilimi enteresandır. Ne uzundur ne kısa. İşte bu 1 dakika boyunca kendinle ilgili olumlu yönlerine teşekkür edebilirsin, bugünün getirecekleri için şans dileyebilirsin, kendine bir motivasyon konuşması yapabilirsin, içindeki güce inanmayı dene, kendine teşekkür et, sev kendini. Bir dakika boyunca sanki sen şefkate ve ilgiye ihtiyacı olan bir çocuk gibi davran kendine. Güne kendini severek başla.

Artık gün bitti, uyumak üzeresin kendinle geçireceğin 1 dakika ayır kendine ve bugün üstesinden gelebildiğin her şey için teşekkür et, şükret. Düşünsene neleri başardın, duyduğun güzel sözleri hatırla, teşekkürleri, lütfenleri… Olumsuzlar da vardır belki ama sen olumlulara tutun, sıkıca sarıl gün içindeki olumlu duygu ve anlarına. Günü kendine teşekkür ederek sevgiyle ve gururla kapat.

Ne dersin denemeye değer değil mi?

Ve lütfen eğer bunu deniyorsan bana ulaş ve deneyimini paylaş lütfen.

Sevgiyle…

Psk. Dan. Gizem KOLÇAK

www.gizemkolcak.com

@pskdangizemkolcak

pskdangizemkolcak@gmail.com

SORULARLA Z KUŞAĞI

Z KUŞAĞI NEDİR?

2000 yılı ve sonrası doğumlu, günümüzde en büyüğü henüz 17 yaşında olan jenerasyonu, kristal çocuklar, dijital çocuklar, sessiz kuşak diye de adlandırılırlar, z kuşağı olarak tanımlıyoruz. Hızlı gelişim gösterir, hızlı tüketir, hızlı adapte olurlar. En büyük özellikleri ise teknoloji ile büyüyen bir nesil olarak teknoloji düşkünlükleridir diyebiliriz. Ülkemizin %17’sini oluşturuyorlar

Z KUŞAĞI ÇOCUKLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

Her açıdan hızlı gelişim gösterirler.

Teknoloji onlar için bir ihtiyaçtır.

Analitik düşünme yetenekleri çok yüksektir.

Sosyal statüye önem verirler.

Bağımsız olmak ister, bağımsızlığa önem verirler.

İçe dönük yapıları vardır.

Hedef ve isteklerinin farkındadırlar (Kendi hedef ve isteklerinin)

Sosyal mecralar ile iletişim kurmayı tercih ederler.

Ekip çalışmasındansa bireysel çalışmalara uygundurlar.

Bilgiye aç, teknolojiyi bilgiye ulaşma noktasında çok iyi kullanırlar.

Analitik düşüncenin yanı sıra yaratıcılık ve farklılıklara önem verirler.

Sağlık konusunda araştırmalar yapan kuruluş Kaiser Family Foundation ’ın

ABD’de 2004 yılında yaptığı bir araştırmada Z kuşağı ile ilgili şu bulgulara yer veriliyor:

Bir anda birçok şey ile uğraşabiliyorlar.

Yeni teknolojilerle geçirdikleri vakit kadar geleneksel medya ile de vakit geçiriyorlar.

Yani birini seçmeleri diğerinden vazgeçmeleri anlamına gelmiyor.

8-18 yaş arası çocukların yüzde 73’ü günde en az 43 dakikalarını okuyarak geçiriyor.

Z KUŞAĞI ÇOCUKLARI VE TEKNOLOJİ İLİŞKİSİ NASILDIR?

Z kuşağı çocukları için teknoloji önemli bir ihtiyaçtır. Bilgiye, bireye, ihtiyaca en hızlı şekilde cevap verebilen bir araç olarak değil, en büyük kaynak olarak bir ihtiyaçlarıdır teknoloji. Bilgiye bu kadar hızlı ulaşmak, analiz yapabilmek onları besliyor. Fakat teknolojiye giderek artan bu açlık zamanla diğer kişilik özellikleri ( bireysellik, içe dönüklük vb. ) düşünülürse bağımlılığa dönebiliyor. İşte burada teknoloji ve internet kullanımı noktasında ebeveynlere büyük rol düşüyor. Çocukların teknolojiye olan ihtiyaçlarının, onların aile olma, arkadaşlık kurma, doğa ve çevreleriyle olan ilişkilerine zarar vermemesi gerekiyor.

Ipsos KMG Medya Araştırmaları ’nın araştırmasına göre:

Türkiye’de 6.2 milyon online çocuk var.

Online aktivitelerde çocukların %77’sinin oyun oynuyor, %66’sının ders çalışıyor,%47’si sosyal paylaşımda bulunuyor, %29’u müzik dinliyor.

Çocukların %96’sı TV izliyor.

%68’nin içinde animasyon/karakter olan reklamları seviyor.

%77’sinin gördükleri TV reklamlarından etkileniyor ve 8-14 yaş arası çocukların%22’sinin hayran olduğu ünlünün ürünlerini tercih ediyor.

Z KUŞAĞI ÇOCUKLARI VE SOSYAL MEDYA İLİŞKİSİ NASILDIR?

Z kuşağı çocuklarını sosyal medya konusunda heyecanlandıran şey; bilgiyi anında kitlelerle paylaşabilme hazzı. Pek çok ebeveyn online bilgisayar oyunları kadar, özel sosyal medya uygulamaları olan instagram, youtube, snapchat gibi uygulamalara da soru işaretleriyle bakıyor.  Yapılan son araştırmalarda ise YouTube %80 lik tercih edilme oranıyla ilk sırada geliyor. Günümüzde pazarlama ve reklamcılık gibi pek çok sektör, z kuşağının kullanım ihtiyaçlarına odaklanarak çalışmalar yapıyor.

Z KUŞAĞININ GELECEKTE OLUMLU YÖNLERİ NELER OLABİLİR?

Z kuşağı daha eğitimli, bireysellik ve bağımsızlığa önem vermeleri nedeni ile daha yaratıcı olabilen, coğrafi sınırlamaların dışına taşabilen, evrensel, kendilerini rahatlıkla ifade edebilen, dinamik, farkında olmaları noktasında geleceğe yön verebilen, toplum ve iş hayatına olumlu değişim ve gelişmeler sürdürebilir olacaklardır.

Z KUŞAĞININ GELECEKTE OLUMSUZ YÖNLERİ NELER OLABİLİR?

Sıradanlıktan uzak iş ve meslekleri tercih etmedikleri için, sıradan işleri yaptırmak zor olabilir, hızlı tüketim alışkanlıkları çabuk vazgeçen nesiller doğurabilir, ikili ilişkiler zayıflayabilir.

Z KUŞAĞI GELECEĞİMİZE NELER KATABİLİR?

Z kuşağı çocuklarıyla doğru iletişim kanalları kullanılarak, jenerasyonlarının olumlu yönleri ve hatta olumsuz yönleri avantaja çevrilebilir. Öğrenmenin ailede başladığını düşünürsek ailede ve okullarda olumsuz yönlerini törpüleyebileceğimiz pek çok beceri ile z kuşağının donanımını zenginleştirebilir ve geleceğe şekil verebiliriz.

Z KUŞAĞI ÇOCUKLARININ EBEVEYNLERİ OLARAK NE YAPMALIYIZ?

Z kuşağı çocukları, teknolojiye olan düşkünlükleri nedeniyle aileleri tarafından zaman zaman yanlış anlaşılabiliyor. Bir yandan da özgürlükçü düşünce sistemleriyle ailelerinin kalıplarından uzak tavırları aileler için de zor zamanlar yaşatabiliyor. Tam olarak kuşak çatışması gibi gözüküyor değil mi? Peki aile olarak ne yapacağız? Öncelikle onları dinlemeliyiz. Etkin bir dinleme. İhtiyaçlarını analiz edebilmeli, sorularına tatmin edici cevaplar verebilmeliyiz. Teknolojiye olan ihtiyaçlarını anlamalı, kullanımlarını cezalarla korkutarak değil, ihtiyaçları paralelinde yine onlarla birlikte şekillendirmeliyiz.

Z kuşağı çocuklarıyla onların diliyle konuşabilmeliyiz. Sevdikleri online platformlar, oyunlar, sosyal medya kanalları vb. hakkında bilgi sahibi olmalı, onlarla bu konularla ilgili konuşabiliyor olmak; kısıtlama getirmek, ceza vermek, severek oynadığı oyunları katı bir dille eleştirmekten daha başarılı bir çözüm olacaktır.

Z KUŞAĞI ÇOCUKLARININ EVDEKİ ZAMAN YÖNETİMİNİ NASIL ŞEKİLLENDİRMELİYİZ?

Z kuşağı çocukları fikirlerine saygı duyulmasını önemsiyor. Onlara fikirlerini sorun. Düşüncelerini öğrenin. Anlaşıldıklarını ve düşüncelerinin önemsendiğini hissettirin. Öncelikli olarak oynamayı sevdiği oyunları, seyretmeyi tercih ettiği filmleri öğrenin ve size öğretmelerini isteyebilirsiniz. Bu onları heyecanlandıracaktır. Zamanla bu bir aile ritüeline dönüşür ve örneğin her cumartesi birlikte oyun saatinizi oluşturabilir.

Daha mekanik bir nesil olmaya doğru ilerleyen z kuşağı çocuklarına duygusal zekayı zenginleştirecek etkinlikler uygulanabilir. Hikaye tamamlama, canlandırma, yaratıcı drama gibi kazanan ya da kaybedenin olmadığı çocuğun duygularına yöneldiği ve duygularını yansıttığı oyunlar.

Z KUŞAĞI ÇOCUKLARI İÇİN EĞİTİM NASIL OLMALI?

Ülkemizde sınavlara hazırlanan öğrenciler y son dönem ve z kuşağı çocukları. Bu çağın çocuklarına geleneksel ve sıradan eğitim modelleriyle yaklaşamayız. ERA Okullarında biz, çocuklarımıza inovatif eğitim modelleri sunuyoruz.